21 Haziran 2010 Pazartesi

bu aralar şunu fark ettim(bu aralar dediğim sene başı aslında:D): insanlarla ilişkilerimdeki tek kıstas neredeyse samimiyet.ama nasıl samimiyet??hani davranışlarında samimiyet.atıyorum, karşımdaki adam bi şeyleri bana yaranmak için yapıyosa ya da ne biliyim benim yanımdayken farklı başka ortamda çok çok farklı(iki yüzlü gibi) davranıyosa ben o insandan soğuyorum. yapmacıklığın her türlüsü yani..


öte yandan genelde bu "soğuma" durumu istemsiz gerçekleşiyo. yani ben öyle yapmacık bi davranış hissedip de "hıı bundan uzak duriim" falan demiyorum:D kendi kendine gelişiyo sonra bi anda o insanla öyle iletişim kurasım, konuşasım gelmiyo.ya benim için, adamın kaşının gözünün çok düzgün olması önemli diil, lakin ben de öyle çok yakışıklı çok ahım şahım biri diilim.zaten herkesin bi kusuru vardır arasan. adamın benim fikirlerime karşı olması falan da önemli değil.yeter ki karşı tarafa saygı duymayı bilsin ki eşşek kadar adam olduk, bunu da becerebilelim artık bi zahmet.

neyse öyle işte bugün yine garip bi şekilde ordan oraya atladım sevgili okur, kusuruma bakma.ama az çok ne demek istediğimi anlamışsındır:)

2 yorum:

  1. sevgili yazar öncelikle şu yazılarının sonunda "sevgili okur" demene ma-aile uyuz oluyoruz.yapma, etme, ayıptır..:D bide öyle bi yazmışsın ki şimdi açıkçası ben bile kendimden şüphelenmeye başladım, "hmm, acaba öyle derken beni de mi kastediyodu? ya benle evlenmezse!! ya ölene kadar dul kalırsam, vay benim babam!.." diye ağıt yakıp zılgıt atıcaktım.hangi arkadaşına okutsan o da kendinden şüphelenicek.diyeceğim o ki sevgili yazar, yakışıklı olmadığını zaten biliyoduk, söylemene gerek yoktu...:D

    YanıtlaSil
  2. sadfasfdasd:D dostum, sana açıkça söyleyebilirim öyle bi insan olarak görmüyorum seni.bundan şüphen olmasın;) zaten öyle olsa "ankara'ya geldiğinde haber ver buluşalım edelim" demem:D öte yandan sevgili okur demicem tamam:D

    YanıtlaSil